İnsanlar kilo vermek için neden koşmayı tercih eder?
Pek çok egzersiz yöntemine kıyasla, birçok insan yağ yakmak için koşmaya öncelik veriyor. Bunun sebebi nedir? İki sebebi var.
İlk olarak, bilimsel açıdan bakıldığında ilk husus, yani yağ yakım kalp atış hızı; bunu aşağıdaki hesaplama formülüyle kendiniz hesaplayabilirsiniz:
Yağ yakma kalp hızı = (220 - yaş) * %60~%70
Çeşitli spor dalları arasında, aslında koşu, nefes alıp vermeyi ve ritmi ayarlayarak kalp atış hızını kontrol etmenin en kolay olduğu egzersizdir; böylece yağ yakımına uygun kalp atış hızına ulaşılabilir. Ayrıca koşu, oldukça sürekli bir aerobik egzersizdir, bu nedenle yağ yakımı için koşuyu tercih edilen seçenek olarak görüyoruz. Ek olarak, koşuyla harekete geçirilen egzersiz bölgeleri diğer egzersiz türlerine göre daha kapsamlıdır, bu da tüm vücut kaslarını daha fazla harekete geçirebilir ve kalp ve akciğer fonksiyonlarımızı etkili bir şekilde geliştirebilir.
İkinci olarak, ikinci nokta aslında yaşam açısından bakıldığında, koşmak en az ekipman gerektiren, yani ön koşulları çok az olan ve daha uzun süre devam ettirilebilen bir spordur.
Dolayısıyla, gerek bilimsel yağ yakma açısından gerekse yaşam açısından bakıldığında, koşu aslında oldukça tavsiye edilen bir spordur; sadece bolca terlemenizi sağlamakla kalmaz, aynı zamanda vücudu güçlendirir ve vücut sağlığını iyileştirir.
Üçüncüsü, neden değer veriyoruz?koşu bandıEtkin yağ yakımı amacıyla tırmanış mı?
Çünkü eğim ayarı desteği sunan koşu bantları, sıradan koşu bantlarına kıyasla kendine özgü avantajlara sahiptir. Örneğin, yokuş yukarı koşmak düz zeminde koşmaya göre daha fazla kardiyopulmoner debi gerektirir; egzersizin yoğunluğunu ve zorluğunu artırarak egzersiz etkisini iyileştirir, yani kardiyopulmoner fonksiyonu geliştirir ve kalori tüketimini artırır.
Aynı zamanda, koşu bandında yokuş yukarı koşmak, düz zeminde koşmaya kıyasla, yokuş yukarı koşarken ayakların yere basma şeklinin biraz daha rahat olması nedeniyle, eklem üzerindeki etkiyi de bir ölçüde azaltacaktır.
Bu şekilde, egzersiz sürecinin tamamında vücudun denge ve koordinasyonunu geliştirmek için ağırlık merkezi ve tempo sürekli olarak ayarlanmalıdır. Aynı zamanda, tek bir düz koşuya kıyasla zorluk seviyesi artırılabilir.
Dolayısıyla genel olarak, eğim ayarını destekleyen bir koşu bandına öncelik vermenizi şahsen tavsiye ederim; böylece sıfır eğimde koşmanın yanı sıra farklı eğimlerde koşma imkanı da bulabilirsiniz, bu da farklı ihtiyaçları daha iyi karşılayabilir.
Dördüncüsü, koşu bandı seçerken en sık karşılaştığınız endişeler nelerdir?
Madem koşu bandı seçtiniz, parametrelerin tüm yönlerine bakmanız gerekiyor, ancak bana endişelerini dile getiren bazı arkadaşlarım da var, bunları sizinle de paylaşarak sizin de bu endişelere sahip olup olmadığınızı görmek istiyorum.
1. Çok fazla gürültü
Piyasada aşırı gürültü sorunu olan birçok koşu bandı bulunmaktadır. Genel olarak, aslında normal koşu sırasında çıkan ses çok fazla değildir; daha fazla gürültünün kaynağı, koşu bandının şasisinin yeterince sağlam olmaması ve koşu bandı motorunun ürettiği gürültünün nispeten yüksek olması, hatta üst ve alt katlardaki kişileri rahatsız edecek düzeyde olmasıdır.
Örneğin, ilk koşu bandımı aşırı gürültü nedeniyle terk ettim; her koştuğumda çıkan gıcırtı sesi, kulaklık taksam bile ailemi ve komşularımı rahatsız ediyordu, bu yüzden de atıl durumda bırakıp satmak zorunda kaldım.
Dolayısıyla, bir koşu bandı satın almadan önce, sessiz çalışma özelliğinin iyi olup olmadığını, daha sessiz bir fırçasız motora sahip olup olmadığını ve ses emici sessiz bir tasarıma sahip olup olmadığını anlamalı ve son olarak bir seçim yapmalısınız.
2. Titreşim çok belirgin.
Bu sorun aslında yukarıda bahsedilen gürültüyle ilgili, çünkü düz zeminde koşarken nispeten dengedeyiz, ancak koşu bandının malzemesi iyi değilse veya içine ilgili yastıklama-sönümleme teknolojisi yerleştirilmemişse, yukarı aşağı hareket eder ve titreşim çok belirgin olur.
Bu şekilde, hem koşu bandının kendisi, hem egzersiz etkimiz hem de vücudumuz üzerinde belirli bir etki oluşur. Örneğin, sürekli büyük titreşim, koşu bandının çeşitli bileşenlerine daha fazla baskı uygulayacak ve bu da uzun vadede koşu bandının ömrünün kısalmasına ve hatta deformasyonuna yol açacaktır. İkinci olarak, titreşim genliği çok büyükse, koşu ritmimizi etkileyecek, koşu verimliliğini azaltacak, hareket yoğunluğunu doğru bir şekilde kontrol etmeyi zorlaştıracak ve hatta eklem yaralanması ve kas gerilmesi riskini artıracaktır.
Bu nedenle, satın alırken titreşim genliği düşük, tercihen yastıklı siyah teknolojiye sahip bir koşu bandı seçmeliyiz. Referans alınabilecek belirli göstergeler bulunmamaktadır. Bununla birlikte, koşu bandının titreşim genliğini vitümetre ile test edebiliriz; genlik ne kadar küçükse, koşu bandının malzemesi o kadar sağlam ve iç yapısı o kadar stabildir.
3. Hız/eğim ayar aralığı küçük, tavan alçak.
Bu değerlendirme makalesini yayınlamaya başlamadan önce kısa bir anket yaptım ve birçok kişi kendi koşu bantlarının hız ayarı konusunda şaka yapıyor; ayarlanabilir aralık çok küçük, daha da önemlisi, evdeki koşu bantlarının çoğunda eğim ayarı yok, elektrikli ayar da yok, sadece manuel ayar mevcut.
Alaycı yorumları dinledikten sonra, bu sıradan koşu bandıyla başlamamanızı öneririm; sonuçta, egzersiz etkisi ve deneyimi çok daha kötü olacaktır. Elbette, bazı insanlar acemi olduklarını ve bu özelliklere ihtiyaç duymadıklarını düşünebilir, ancak aslında doğru hız ve eğim daha iyi fitness sonuçları elde etmenizi sağlayabilir.
Örneğin, daha önce özel spor dersi aldığımda, antrenör normal aerobik antrenmanlarda daha iyi yağ yakımı elde edebilmem için hızı ve eğimi doğru değere ayarlamama yardımcı oluyordu. Bu nedenle, koşu bandı satın alırken, hız ayar aralığının nasıl olduğunu, eğim ayarını destekleyip desteklemediğini ve benzeri özellikleri kontrol etmeyi unutmamalısınız.
4. Uygulama kullanım deneyimi
Son olarak, uygulama deneyimine değinelim; birçok sıradan koşu bandı uygulama bağlantısını desteklemiyor, spor verilerini kaydedemiyor, uzun süreli veri değişikliklerini kaydedemiyor ve kendi sporunuzun etkisini izleyemiyorsunuz, bu da deneyimi büyük ölçüde azaltıyor. Ayrıca, bazı koşu bantları uygulama bağlantısını desteklese bile, üçüncü bir taraf aracılığıyla yapılıyor, kullanımı sorunsuz değil, kurs sayısı nispeten az ve deneyim iyi değil.
Ayrıca, şimdi herkes eğlenceli sporlardan bahsediyor, ama gerçekten eğlenceli sporları nasıl deneyimleyebiliriz? Bence bu, çalışma ve dinlenmenin bir kombinasyonu olmalı; örneğin, normalde 10.000 adım yürümek oldukça zor gelir, ancak arkadaşlarla yemek yiyip içmek, tırmanırken sohbet etmek, zamanın nasıl geçtiğini anlamamak, aslında belli bir miktarda enerji dağılımı sağlıyor.
Bu nedenle, koşu bandında körü körüne koşarsak, buna bağlı kalmak zor olur, bazen bir diziyi izleme süresinin çok hızlı geçtiğini hissederiz, ancak spor ve eğlenceyi nasıl bir araya getirebiliriz? Bunun için koşu bandının işlevlerini yükseltmek gerekebilir. Örneğin, bazı koşu bantları egzersiz sırasında oyunlara veya yarış bağlantılarına bağlanabilir, böylece hareket duyularını harekete geçirebilirler.
Yayın tarihi: 07-11-2024

